Tıptaki En Yeni Alanlardan Podoloji Hızla Gelişiyor

Tıptaki En Yeni Alanlardan Podoloji Hızla Gelişiyor

Tıptaki En Yeni Alanlardan Podoloji Hızla Gelişiyor
Tıptaki En Yeni Alanlardan Podoloji Hızla Gelişiyor Yusuf izzettin uluoğlu

 

Ayak sağlığının korunması ve bakımının sağlanması ile ilgili olarak hizmet veren sağlık çalışanları podolog olarak isimlendiriliyor. Podolog İstanbul ve diğer illerimizde son dönemlerde hızla artan uzmanlıklardan olup ayak sağlığını korumaya ve ayak rahatsızlıklarını önlemeye yönelik tedbirler alınmasına dair çalışmalar yapıyorlar. 

 

Podologların görevleri arasında nasır oluşumlarını tedavi etmek ve tırnak mantarının bakımını yapmak da bulunuyor. Tırnak mantarı onikomikoz olarak da isimlendirilmekte olup son derece yaygın bir şekilde görülen bulaşıcı enfeksiyonlar arasında yer alıyor. Tırnak mantarında enfeksiyonun ilerlemesi ile birlikte tırnağın renginde değişme, kalınlaşma ve parçalanmalar görülmeye başlanabiliyor. Tırnağın dış kısmından başlamak üzere sarı, kahverengi ve yeşil renklere dönmesi ile belirtiler de artıyor. Tırnak mantarı bir ya da birkaç tırnağı etkileyebileceği gibi tırnakların tamamını da etkileyebiliyor. Tedavi edilmediği takdirde diğer ayağa veya vücudun diğer bölgelerine yayılması da söz konusu olabiliyor. Tedavinin geciktiği durumlarda tırnak mantarı, tırnağın kaybına dahi neden olabiliyor. Bu nedenler kişinin bakım ve doğal tedavilerle de tırnak mantarı tedavisi süreçlerini desteklemesi gerekiyor. Tırnak mantarı sıcak ve nemli yerlerde görülüyor ve çoğunlukla kişisel hijyene dikkat edilmeyen toplu kullanım alanlarından bulaşıyor. Mantar tırnak yapısını bozmasının yanı sıra kolay bulaşabilen ve tırnak kaybına neden olan bir hastalık olsa da tedavisinin mümkün olduğu biliniyor. 

 

Tırnağın kalınlaşmış, kurumuş ya da parçalanmış olması, şeklinin bozulması, beyaz ya da sarı çizgiler oluşması, kolay kırılması, parlaklığını yitirip matlaşması, renginin koyulaşması ya da tırnaktan koku gelmesi tırnağın enfeksiyon kaptığının işaretleri olarak kabul ediliyor. Tedaviye başlanmadığı takdirde tırnak mantarı hızlı bir şekilde yayılmaya devam edebiliyor.

 

Tırnak mantarı daha çok ayak tırnaklarında görülmekte olup tırnakları sıklıkla nemli ve ılık koşullara maruz kalan kişilerin tırnak mantarı ile karşılaşma olasılığı daha yüksek oluyor. Erkeklerde daha fazla görülen tırnak mantarına yakalanma riski yaşın artması ile birlikte fazlalaşıyor. Ayakların temiz ve kuru tutulmaması, terleten ayakkabılar giyilmesi, tırnakların herhangi bir şekilde zarar görmüş olması gibi durumlar da tırnak mantarına neden olabiliyor. Ayrıca sedef hastalığı, diyabet ve periferik arter hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin de tırnak mantarına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu biliniyor. 

 

Tırnak mantarının tedavisinde ilk basamak tırnak cilası ilaçları oluyor. Tırnağın üzerine sürülen ilaçlar ile mantarın ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Ağız yolu ile alınan ilaçlar da tırnak mantarı tedavisinin diğer süreçlerini oluşturuyor. Lazerle tırnak mantarı tedavisi İstanbul ve diğer illerimizde son dönemlerde sıklıkla kullanılan ve başarı oranı çok yüksek olan bir tedavi olarak biliniyor. 

 

Nasırların Yaşam Konforunuzu Azaltmasına İzin Vermeyin

 

Nasır genellikle ayakların kemikli kısımlarında ve bu kısımların anatomik yapısına uyumlu olmayan ayakkabılardan dolayı devamlı sürtünme yaşanması ile oluşuyor. Hastaların basit olarak gördüğü nasır başlangıç aşamasında günlük hayatta rahatsızlık vermediğinden genellikle ciddiye alınmayabiliyor. Ancak başlangıç döneminde tedaviye başlanmayan nasırlar büyüyüp sertlik kazanıyor ve hastaya daha fazla ağrı ve acı vermeye başlıyor. Bu aşamaya gelinmemesi için yeni oluşmaya başlayan nasırlara uygun yöntemler kullanılarak ve hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyor. 

 

Yaygın rastlanan sorunlardan biri olan nasırın oluşmasında en önemli rolün ayak sağlığına uygun ayakkabıların giyilmemesi olduğu biliniyor. Yüksek topuklu ve ortopedik açıdan uygun olmayan, ayak ölçüleri ile uyumsuz ayakkabılar giyildiğinde ayağı vurması da nasır oluşumuna zemin hazırlayan etkenler arasında sayılıyor. Ayakları gün içerisinde uzun süre ayakkabı içinde kalan ve ayakları fazlaca terleyen kişilerde nasır sıklıkla görülüyor. Ayakkabıdan kaynaklanan etkilerin dışında sürekli olarak çıplak ayakla yürümek de yere temas eden kısımların aşınmasına ve nasır oluşumuna neden olabiliyor. Yürüme ve yere basmadaki bozukluklar, ayağa takılan aksesuarların sürekli sürtünmeye yol açması ve ayaktaki belirli kısımların sürekli olarak baskıya maruz kalması da nasıra neden olan etkenler arasında yer alıyor.

 

Nasır tedavisi İstanbul ve tüm illerde alanında uzman kişiler tarafından özenle gerçekleştiriliyor. Nasır tedavisi; nasırın oluştuğu bölgeye, boyutuna ve derecesine göre değişse de genel olarak basit bir uygulamadan oluşuyor. İltihaplı olan nasırlarda akıntı ve kanama durumu söz konusu olabileceğinden tedavisinin mutlaka bir sağlık kuruluşunda uzmanlar tarafından yapılması gerekiyor. Bu tür nasırların tedavisi; iltihabın temizlenmesi, yaranın bakımının yapılması ve doktor tarafından verilen antibiyotikler aracılığı ile yapılıyor. İltihaplı ve akıntılı nasırlarda antibiyotiğin kullanımı ve cerrahi operasyon tercih edilebilirken; iltihapsız nasırlarda doğal bir çözüm yolu olarak ponza taşıyla nasır bölgesinde bulunmakta olan ölü deriler temizlenebiliyor. Bunun yanı sıra nasır sökücü bantların, kremlerin ve kalemlerin kullanıldığı diğer yöntemler de uygulanabiliyor. Bu tür yöntemler nasır üzerinde bulunan ölü ve birikmiş deriyi zamanla yok etmeyi sağlıyor. Ancak bu işlemlerin yavaş bir şekilde yapılması ve hiçbir şekilde canlı deriye zarar verilmemesi dikkat edilmesi gereken noktalar arasında bulunuyor.










 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AKP, darbe sözleriyle eski üst düzey askere dava açacak
AKP, darbe sözleriyle eski üst düzey askere dava açacak
Toplam teyit edilen vaka sayısı 2.283.931 iken koronavirüs ölümleri 22.070'e ulaştı
Toplam teyit edilen vaka sayısı 2.283.931 iken koronavirüs ölümleri 22.070'e ulaştı